Şeyda ŞEN

Batı Dilleri Merkezinde eğitimimi UpperIntermediate seviyesine kadar tamamladım ve Londra'ya gitmeye karar verdim. Gitmeden önce kafamda birçok soru vardı: "İnsanlarla nasıl iletişim kurarım?" , "İnsanlar arkadaş canlısı mı?,""Kaybolursam ne yaparım?!!" Fakat, İngiltere'ye ilk adım attığım anda yaşadığım çekingenlikten ve tüm kaygılarımdan, güler yüzlü ve yardımsever şekilde yaklaşan insanlar sayesinde uzaklaştım. Hatta en büyük korkum olan, "insanlara soru sormak" ve "kaybolmak" benim için büyük bir eğlenceye dönüştü. Bazen sadece çeşitli aksanlar duymak için bile bildiğim soruları sorup, bana yardımcı olmaya çalışan birçok yeni insanla tanıştım. Böylece, her geçen gün hem İngilizce konuşma becerilerimde hem de özgüvenimde büyük bir gelişme oldu. Her türlü yaşam tarzına sahip, her ülkeden bir çok arkadaşımo ldu. 

Öğretmenim Jonny ve sınıf arkadaşlarım sayesinde dersler çok eğlenceliydi.Ayrıca, ders dışında da hem sınıf hem okul arkadaşlarımla okulun düzenlediği aktiviteler sayesinde çok güzel vakit geçirdim. Kaldığım yurtta Londra!nın çeşitli üniversitelerinden öğrenciler, farklı meslek sahipleri ve benim gibi İngilizce öğrenmek için gelen birçok başka arkadaşımda oldu. 

Londra; dünyanın heryerinden insanların olduğu, çok renkli, güvenli muhteşem düzenli olan bir şehir. Her gün ve zaman diliminde yapılacak birşeyin kolaycağı bulunacağı; zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacağınız bir yer. Benim için hem hayat tecrübesi hem de dil öğrenimi açısından eğlenceli ve öğretici bir deneyimdi.

Şuan ki işimi Batı Dilleri'nin İngilizceme yaptığı katkıya borçluyum.